Şevin Y.

Ölen fidan ve çiçeklere. En çok da Servan'a
Yarın güneş ıslak dünyanın ve kanlı meydanların üzerinde parlayarak her şeyi temizleyecek. Çiçekler tekrar açacak. Güneş ölülerin altında ezilen çiçeklere yeniden hayat verecek ve ey dünyadaki çiçeklerin en hayat dolusu, her yeni doğan güneş seni biraz daha solduracak... Her şey yaşayacak, halbuki sen artık yaşamayacaksın.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Reklam
En önemlisi de özlediğim insanı geri getiremedim.
Ben çok gülerdim çok konuşurdum saatlerce aynı konudan bahsedebilirdim. Ama bi şeyler oldu sonra gerçi bi şeyler hep oluyordu ama ben sonradan fark ettim geç fark ettim. Bazı konuları aşamadım bazı şarkıları susturamadım bazı cümleleri unutamadım kalbimi yaşanmışlıklardan arındıramadım. Birileri uzun uzun bi şeyler anlatıp durdu ama ben cevap veremedim hiçbirine.
Sürekli kendini yenileyen kötü bir hissin içindeyim ve kendimi bildim bileli burda yaşıyorum. Kendimi bilmeden öncesine mi dönmem gerek? Cevaplar orada mı yatıyor? Öyle olsa bile dönemem değil mi, dönemem ve beni bu hale getiren şeyi bulamam. Bulsam bile farketmeyecek. Bir sürü hastalık var sebebini bildiğimiz ama gene de tedavi edemediğimiz. En başta hasta olmamak lazım öyleyse. Dermanı bulamıyorsak hiç değilse derdi çürütmemiz lazım. Ama benim için bunların hiçbirinin bir önemi yok tabi ki. Çünkü dönemem hiçbir yere, burdayım, burda yaşamak zorundayım, öyle ya da böyle. Yine de cevaplara ihtiyaç duyuyor insan, ya da ihtiyaç duyuyorum "ben" hala ümidim var. Neden böyle olduğunu bilirsem, hiç değilse onunla yaşamanın bi yolunu bulurum belki. Belki anladığım zaman sevmeye başlarım; incitmekten, hırpalamaktan, suçlamaktan vazgeçerim kendimi. O nedenle eğer bir cevap varsa öğrenmek isterdim. Birinin beni karşısına alıp teker teker hepsini anlatmasını. Ne yapmam gerektiğinin söylenmesine ihtiyacım yok, ne "olduğum" söylensin yeter. Bu kadar çözümsüz ne olabilir derdim biri bana bunları söylese. Ne kadar basit aslında değil mi? Dünya yuvarlak, insanlar akıllı, yaşamak için para kazanmalı, mutlu olmak için her şeye basit bakmalı, hayata bir kere geliyoruz, yaşamalı.. Hakikaten böyle derdim. Hayatın basit olduğunu iddia etmekle onu gerçekten basit yapabilirim sandım sanırım. Halbuki kaç senelik sükunetin ardından işte gene kendimin içinden çıkamıyorum, kendimle yaşayamıyorum, dünyadan korkuyorum, hayata uyum sağlayamıyorum. Kendimi şişirip şişirip bir balon gibi havaya bırakıyorum, ağırlığımı yerde bırakabilirmişim gibi geçmişimi de arkamda bırakabilirim sanıyorum. Kendimi yanımda taşımayınca yüküm azalacakmış gibi geliyor. Sonra biri bir taş fırlatıyor ve ben işte bi
Puan vermedi·110 syf.··
2023 6. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 01:46
"Bir savaştır, tutmuş içimin dağlarında." Edebiyata bu kitabıyla adımını atmış, kalemiyle bizi Şükrü Erbaştan Edip Cansevere ve ondan da birçok yazarımıza götüren genç bir yürek. Bu genç yürek yolun daha çok başında ve zamanla kalemini daha çok geliştirerek bu yolun onun için güzel ve uzun olacağına inancım şiirlerini okurken daha da çoğaldı. Kitaba gelecek olursak Herhangi bir şiir okuduğumuzda şiirin bize göre güzel olup olmaması birçok zaman okuduğumuz andaki ruh halimizle değiştiğine inanırım. Bu kitaptaki duygu yoğunluğunu daha fazla hissetmek istiyorsanız kitabın önsözünde de yazarımızın belirttiği gibi neşeli olduğunuz bir günde okumayın bu kitabı. Bu ülke şartları altında kitabı birkaç saatte bitirebilirsiniz aman dikkat edin :D Birçok şiirde kelime oyunlarıyla karşılaşıyoruz. Bu kelime oyunlarının büyük çoğunluğu hoşuma giderken (kafamın içinin yorgun bir dönemden geçtiğinden dolayı olacak) bu kelime oyunlarının bir kısmı bana fazlaymış gibi geldi. Henüz hiç Küçük İskender okumadım fakat 1K'da karşılaştığım Küçük İskender alıntılarına bakarak bu şiirlerde Küçük İskenderden bazı parçalar bulmak mümkün ama bence en büyük parçaların okuduğum ve çok sevdiğim Şükrü Erbaştan geldiğini söyleyebilirim. Bazı şiirleri okurken sanki Şükrü Erbaş okuyormuşum gibi hissettim. Ve buna bağlı olarak okuduğum tüm şiirlerde altını çizdiğim dizeler oldu. Çok fazla sizleri boğmak istemediğim için elimden geldiğince fazla paylaşmamaya özen gösterdim. Çok uzatmadan şiir severler, şiir okumaktan kaçanlar ve şiire bir başlangıç yapmak isteyenler için buraya genç bir şairin kaleminden dökülen, her dizesi içimize işlenen şiir kitabını bırakıyorum. Bu incelemeye bu güzelim kitaba yakışacak Şükrü Erbaş'ın seslendirdiği "Senin Korkuların Benim İnceliğim" şiirini bırakıp incelememi
Her Şey Boş İseSamet Temiz · Dionysos Yayınları · 2023199 okunma
dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti bir beyefendi o da omzuma bir şey konduracak mutlaka.
Edebiyat