"Bir gezegende yaşayan kırmızı suratlı bir adam tanıyorum. Hayatı boyunca hiç çiçek koklamamış. Hiçbir yıldıza bakmamış. Kimseleri sevmemiş. Sayıları toplamaktan başka hiçbir iş yapmamış... O da senin gibi bütün gün aynı şeyi tekrarlayıp duruyor :" Ben ciddi bir adamım! Ben ciddi bir adamım!" Bunları derken gururla göğsü kabarıyor. Ama o bir insan değil, bir mantar! "
"Bir günde tam kırk dört tane günbatımını izledim," demiştin bana. Hemen ardından da eklemiştin: "Biliyor musun... insan çok üzgün olduğunda günbatımını izlemeyi daha çok seviyor."
"Eğer büyüklere," Kırmızı tuğlalı güzel bir ev gördüm, pencerelerinde sardunyalar ve çatısında kumrular vardı... " derseniz, bu evi bir türlü hayallerinde canlandıramazlar. Onlara şöyle demeniz gerekir: "Yüz bin franklık bir ev gördüm." O zaman şöyle haykırırlar : "Ah, ne kadar da güzel!"