‘’Kadınlar ama sahiden seven kadınlar, erkeğin güçlü olmasıyla ilgilenmezler.Seni severler,çünkü yüreklerinde bir yere dokunmuşsundur.Bunu farkına varmadan yaptıysan daha çok severler.Çünkü samimi olduğunu anlarlar.’’
Çok iyi tanırdım bu türden insanları, başarısızlıkla, kötülükle, en küçük bir olumsuzlukla bile yüzleşmek istemezlerdi. Hatta olumsuzluğun var olduğunu da kabul etmezlerdi. Kendileri iyi oldukları zaman bütün dünyanın da iyi olacağını zannederlerdi.Üstelik hayat sürekli onları düzeltmesine rağmen vazgeçmezlerdi bu aptalca iyimserliklerinden.
İnsanlar kendi değer yargıları nispetinde anlam veremedikleri tavırlarla karşılaştıklarında, önce yorulmadan, usanmadan o insanlara dönüştürmeye, kendilerine benzetmeye çalışıyor, dönüştüremediklerinden de bir anda nefret etmeye başlıyorlardı.