Ama sevgide psişik olarak her şey yıpranır, her şey. Ego, bunun böyle olmasını istemez. Ancak, olması beklenen budur; derin ve vahşi doğası olan biri, inkar etmeden bu ödevi doğru yönelir.
Sevgili, ordövr tabağından seçer gibi seçilemez. Sevgili, ruhsal özlemden yola çıkılarak seçilmelidir. Sırf önümüzde durduğu için ağzımızı sulandıran bir şey seçmek, ruhsal benliği asla doyurmayacaktır. Sezgi de bunun için vardır zaten; ruhun doğrudan habercisidir.
Derin sezgisel benliği, ona kulak vererek ve öğütlerine uygun davranarak besleriz. O kendi başına bir şahsiyettir... Bu bakımdan, vücuttaki kaslara benzer. Eğer bir kas kullanılmazsa, sonunda zayıflar. Sezgi de tam anlamıyla böyledir: Besin olmazsa, uğraş olmazsa, pörsür.