Tasavvuf insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Bir ilim değil bir yaşam şeklidir.
...
Kişinin kendini Allah'ın gözetimi altında hissetmesi ve bu şuurla davranıp yaşaması tasavvuf adını alır.
Dinle!
Herkes kendi anlayışına göre benim sevgilim oldu.
İçimdeki esrarı araştırmadı.
Benim sırrım, çığlığımdan uzak değildir,
Gel gör ki her kulakta ona işitecek kudret yoktur.
Oysa uzun İhsan Efendi, Dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. Her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. Kur'an'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes, dünyaya onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünyanın şahidi olmaktı.