Funda Efe

Funda Efe
@Fundaefe
Kitaplarla örülü bir dünya
Ankara
Ankara
31 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·176 syf.··
2023 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 15:56
Rus, sosyalist yazar. Toplumcu Gerçekçiliğin öncüsü Maksim Gorki. Asıl adı Aleksey Maksimiç Peşkov. Çocukluğundan itibaren yaşadığı acı ve sefalet üzerine, Ruşça'da "acı" anlamına gelen Gorki takma adını kullanır. Benim Üniversitelerim, otobiyografik üçlemeden üçüncüsüdür. Diğer ikisi, Çocukluğum ve Ekmeğimi Kazanırken. Gorki hayatının her döneminde çok iyi bir gözlemci olmuş ve bu gözlemlerini çok doğru tasvir etmiş biz okurlara. Ben okurken Rusya'da ufak çaplı bir gezintiye çıkmış gibi hissettim. Gorki tüm kitaplarını okumaya özen gösterdiğim, tarzını kendime yakın bulduğum ve herkese tüm kitaplarını içtenlikle tavsiye edebileceğim büyük bir yazar. Bu otobiyografik üçlemeyle, 19. yy Rusya'sının en karanlık döneminden usta bir yazarın nasıl doğduğunu aşama aşama öğrenebilirsiniz. Gorki, henüz çok küçükken ailesini kaybeder ve dedesi ve ninesi ile yaşamaya başlar. Dedesinin kötü giden işleri ile çalışma hayatına atılır ve burada karşılaştığı insanları tüm hatlarıyla inceleme fırsatı bulur. 1-2 ay okula gitme fırsatı bulur ancak yoksulluktan atılır. Ekmeğini kazanırken, kitap okuma tutkunluğu başlar ve tutunacak tek dalı olur. Gorki kitaplarda okuduğu hayatlar ile kendi hayatı arasındaki çelişkiyle savaşır ve yaşadığı bunalımlarla intihar etme girişiminde bulunur. Gorki Üniversite okumak için Kazan'a gider. Gittiği yerde de yoksulluk peşini bırakmaz ve yeniden çalışmaya başlar. Devrimci hareketin en yoğun yaşandığı kentte ve dönemin kütüphane niteliği taşıyan fırınlarından birinde çalışmaya başlar. Bu kent onun siyasi görüşünü geliştirmesi ve kendini yetiştirmesi için büyük bir fırsattır. Çok geçmeden tanıştığı okuyan, araştıran, örgütlenen, daha iyi bir yaşam arzusu ile yanıp tutuşan ve büyük bir özlemle bekledikleri devrime kendilerini adayan idealist insanlarla
Benim ÜniversitelerimMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201610,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·282 syf.··
2022 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2022 06:41
Hep diyorum. Her kitap bitince bir olmayan bakış açısı yükleniyor bana. Bu kitap bana bir çok bakış açısı kattı. Umudumu asla yitirmememem gerektiğini ilk maddede. Hepimiz zaman zaman buhran dönemlerinden geçebiliyoruz. Yalnızlık bunlardan biri.. Yaşadığımız hayatı artık yaşamamak , isyan etmek, umutsuzluğa düşmek gibi.. Yalnız kaldığımızda, herkesin bize karşı olduğunda, hata yaptığımızda ve sevgisiz kaldığımızda depresyon bulutlarında gezeriz.. Oraya kadar gelirken vermiş olduğumuz onca emeğin hiçliği boyutuna ulaşırız. Aslında yalnızlığın, kendine olan inancının, umudunun kırılmadığı hislerini kazanabildiğinde bunların hiç birine ihtiyacın olmadığını anlıyorsun. Savaşmaya devam ediyorsun. Kitapta kahramanımız Nora o buhranın içinde umudunu tamamıyla kaybettiğinde intihar etmeye kalkışıyor ve ölümle yaşam arasında Adı "Gece Yarısı Kütüphanesi" olan paralel evrende gözlerini açıyor. Aslında var olmayan bir yerde, zihninde oluşturduğu bir araf. Onun hayatının tüm olasılıklarının yazılı olduğu sonsuz kütüphane. Vazgeçtiği pişman olduğu tüm hayatları deniyor ve dünyaca ünlü rock star, yüzücülük dalında dünya şampiyonası olduğu hayatlarda bile kendini oraya ait hissedemiyor ve mutsuz olduğu her an başka bir olasılık denemek üzere Gece Yarısı Kütüphanesi'ne geri dönüyor. Bazen olasılıklar içinde kayboluyor, herşey oluyor. İstediği hayata kavuşması için bir farkındalık gerekli çünkü. Kütüphane de ona destek veren Elm'in de desteğiyle gittiği bir hayata umutlarıyla gidiyor ve anne olduğu hayatı çok seviyor. Kızı molly, Eşi Ash ve köpeğiyle bu umut vaat eden çok sevimli hayatı seviyor. Bir süre sonra başka bu Nora'nın emeğiyle geldiği hayatı haketmediği hissine kapılıyor. Bir bakış açısı kazanıyor; bu hayatları yaşayanın kendisi olduğunu aslında isteyipte başaramayacağı hiç
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2022 06:27
Ütopya'nın kelime anlamını inceledim. Thomas More bu kitabıyla ortaya çıkmış, iki yunanca kelimenin karışımından oluşmuş; Eutopia (güzel yer), outopia (hiçbir yer) Filozoflar için besleyici nitelikte olan ütopya en ideal, en mükemmel anlamında kullanılmış. Hatta İlhan Mimaroğlu bir kitabında "Yokistan" diye bahsetmiş ütopyadan. Özel mülkiyet ve para kavramı olmayan bu devlet'te huzursuzluk çıkmıyor, hırsızlık olmuyor ve hırs diye bir kavram mevcut değil çünkü ulaşmak istedikleri tek amaç üretmek ve ürettiklerini tüketmek daha fazlasına ihtiyaçları olmadığından mütevellit kötü durumlar olanaksız hale geliyor. Kitabın 1. Kitap kısmında bir yaşlı adamla karşılaşıyor anlatıcı ve mükemmel devlet üzerine konuşma gerçekleştiriyorlar. 2. Kitapta ise bu yaşlı adamın dünyayı dolaşırken karşılaştığı Ütopya devletinin detayına iniyor; Ticaret ve yaşam tarzları, yönetim görevlileri, başşehirleri, yaşayışı, karşılıklı ilişkileri, seyahat, köleleri, evlilikleri, askeri düzenleri, dinlerinden bahsediliyor. Detaylı anlatım sonucunda bizde yaşanılan para kazanma arzusunun getirdiği birçok üzücü sonucun devlet anlayışımızdan kaynaklı olduğunun farkına vardım. Açlık çeken insanlarımız ve zengin insanlarımız var bunun nedeni zenginlerin para kazanıyor, sefalet çeken insanların ise kazanamıyor olmaları. Ütopya'da herkes çalıştığı için kimse kimseden üstün değil. Herkes istediği her şeye ulaşabilecek kadar zengin. Parasal anlamda zenginlik asla değil. Onlar ulaşılması güç devlet yapılarıyla zenginler. Ahh ütopya, ah Thomas More ne güzel anlattın.. Sadece 128 sayfa rica edicem okuyun!
ÜtopyaThomas More · Salon Yayınları · 201824,6bin okunma
Puan vermedi·405 syf.··
2022 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2022 08:34
Ah Grange.. Ne şok etkisi yarattın bende ama :) Bol cinayetli, bol entrikalı, bol oyunlu, bol maceralı muazzam bir senaryo. Gerçeğe meydan okurken, düşündürdü, kafa yordurdu ve aralara serpiştirdiği bilgilerle bana bi çok şey kattı. Fransa'dan İstanbul'a kadar uzanan bir kovalamaca ama ne kovalamaca. Hiç beklemediğiniz sürprizlerle dolu her sayfa. Bir Fransız yazarıma göre Türkiye dönemini (geniş çaplı araştırmasına girmiş belli ki) ustalıkla aktarmış.. Sana selam olsun. Olağanüstü kalem, uçlarda yaşayan sanatçı.. Hayal gücünün sınırlarında tek tek gezdirdi beni. Okuyun, okutun gerçek bir BAŞYAPIT!
Kurtlar İmparatorluğuJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 202010,2bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2022 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 00:11
Stefan Zweig''ın üç adet dini öyküsünden oluşan kitap ve kitaptaki ilk öykünün adıdır. diğer ikisi üçüncü güvercin ve ölümsüz kardeşin gözleri'dir. ilk öykü, israil mitinden rahel'i anlatır. ikinci öykü nuh tufanından bir güvercini, üçüncüsü ise hindu mitinden esinlenerek anlatılan virata'yı. üçünün ortak noktası da savaş ve ölüm karşıtlığıdır ki yazar zweig'da bulunduğu çağ üzere hep böyle düşünen bir insandı. en sevdiğim öykü sonucusu oldu; savaşçı virata'nın aşama aşama geldiği nokta okunmaya değerdi gerçekten . Menkıbelerin hepsi birbirinden güzel ama benim en çok beğendiğim: ölümsüz kardeşin gözleri. Hikayeye ancak bu kadar güzel isim verilebilirdi. Zweig'ın eserlerinin neredeyse tümünde olan melankolik ruh halinden bu kitapta eser yok. Aksine insana umut aşılıyor diyebilirim. Okumalısınız :)
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Reklam