📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu değerlendirmenin konusu ÖMER TÜRKER hocanın İSLAM DÜŞÜNCE GELENEKLERİ adıyla kaleme aldığı eseridir.
Eser,” giriş, ” kelam geleneği” , ”felsefe geleneği” ve ”tasavvuf geleneği” olarak üç ana bölüm ve birçok alt başlıktan oluşmaktadır.
Kitabın amacı İslam düşünce tarihini oluşturan kelam, felsefe, tasavvufun her birinin varlık, bilgi, insan-Tanrı ve Tanrı-insan ilişkisi hakkındaki görüşlerini özlü bir anlatım ile okuyucuya genel bir bakış açısı sunmaktır.(S.8)
Kitabın giriş bölümünde başlangıç sorunu olarak akıl vahiy ilişkisi ele alınmış ve terkipteki AKIL kelimesinin üç anlama geldiğini söylemiştir. Birincisi insan zihninde meydana gelen ilk bilgiler ikincisi sağduyuya dayalı tecrübî veya kesbi bilgiler üçüncüsü belirli bir dönemde mevcutlara ilişkin bilimsel bilgiler bütünü olarak ele almıştır.
Akıl kelimesinin ilk anlamına kelamcılar; insanın bilen bir cevher olmasını sağlayan şey mübtede bilgiler adını verdikleri ilk bilgilerimiz olarak tanımlarlar. Filozoflar ise evveli bilgiler dedikleri bu bilgilere bil meleke akıl derler. Filozoflara göre insan özü gereği bilen bir cevherdir bu bilgiler ne kadar tecrübelerimize dayansa da külli bir iradenin etkisiyle ortaya çıkar. Bu bilgiler iradi olmadığından ötürü bunlardan kuşku duymak mümkün değildir diyerek açıklar akıl kelimesinin ilk anlamını.
Aklın ikinci anlamını ise şöyle yorumlamıştır: nesne ve olguları tecrübelerimiz doğrultusunda düşünürüz tecrübelerimize aykırı durumların da akla aykırı olduğu eğilimini taşırız olarak tanımlamıştır buna örneklik teşkil etmesi açısından mucizeleri örnek vermiştir. Mucizeleri tecrübe etmediğimiz için aklımıza ters gibi görünür fakat akıl-vahiy arasındaki ilişki anlaşılınca bu problemin çözüldüğü görülecektir.
Aklın üçüncü anlamını ise yazarımız tarihsel süreçler bağlamında ele