Güzel bir romanı okurken; kitap, kağıt, harf ortadan kalkar, gitmediğimiz şehirlerde dolaşır, tanımadığımız insanlarla tanışır, onların yatak odalarına hatta ruhlarının içine gireriz.
İnsanlık her zaman kocaman bir çocuk gibidir. İnsanlar küçük çocuklar gibi kavgalar, tartışmalarla anlaşmazlıkları çözerler. Tanrı'yı ve dünyadaki iyiliği koruma kavgalarında bile kaprisli ve inatçıdırlar. Tanrı'yı taş ve sopalarla savunmak isterler.
"Toplumdaki şiddetli bozuklukların temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenin daha iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir."
Devletlerin gücü ve zayıflığı, ulusların refahı veya çürümesi sadece yöneticilerin yetkinliğine veya yetersizliğine bağlı değildir. Yöneticiler ne olursa olsun, iyi ya da kötü, kahraman ya da zalim her zaman halklarının bir yansımasıdır. Bunlar halkın ruhunun bir kopyası, kitlelerin üretimidir. Halk nasılsa onlar da öyledir.