Buluğ çağında çocukluğunun yitik günlerine, sonbaharda düşen yapraklara ve kelleşen agaçlara bakıp melankoliye kapılmayan, hayatta bir şeyleri yanlış yapıyor demektir.
Duygu hayatını tüm yelpazesiyle yaşamadan, kemale erilmez. Görünüşte en sebepsiz olan üzüntü hali de herhalde buradan doğar: "Aslında her şey yolunda gidiyor, bana ne oluyor böyle, bilmiyorum." Ahenkten başka bir şey bilmeyen bir hayat, ahengin bozulmasını istiyor demektir.
Bunun yerine keyifsizliğe, hoşnutsuzluğa, mutsuzluğa alan açarsanız, enerji tasarrufu modunda bir yenilenmeye zaman yaratırsınız, böylece mutluluk dinlenip toparlanabilir. Burada tek önemli şey, "sonraki" ve "aradaki" zamanların, "mola vermenin" ve "durgunlugun" hakkını çiğnememektir.