Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
Bayan Maudie başını iki yana salladı. “Deli değildiyse bile şimdiye delirmiştir. İnsanların başına ne geldiğini asla bilemeyiz. Kapalı kapılar ardında evlerde nelerin olup bittiğini, ne sırların gizlendiğini...”
Gerçekten nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Uzun zaman oldu gözlerimi yaşartan bir kitap okumayalı. Kitap Akbar-Taşçaynar ile başlıyor kitapta en çok da bu ikilinin başına gelenler beni etkiledi açıkçası. Eğer gerçekten Kader Mahkumluğu diye bir şey varsa ; en büyük mahkumlar Akbar ile Taşçaynar dır. Yazar bu ikili ile gerçekten Yaratana nasıl teslim olmamız gerektiğini çok güzel gösteriyor bize. En masum olan bu iki karakter, en çok sebepsiz acıyı çekmeye mahkum olmuş. Burda insanların bencillik ve açgözlülükleri için ne kadar çok fıtratlarına ters yaşayabildiğini çok güzel gösteriyor Aytmatov. Üç defa hayattaki en büyük acı(evlat acısı) ile sınanan bu iki karakter gerek birbirlerine karşı, gerek topluma karşı olan tavırlarında gerçek teslimiyeti gösteriyor bence. ...
Bu kitap; gerek dini hayatımızı, gerek sosyal hayatımızı, gerek doğa ile ilişkimizi bizlere güzel sorularla sorgulatan bir kitap.