Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
Öncelikle Max Brod’a teşekkür ediyorum Kafka’yı dinlemeyip yazdıklarını bastığı için.
Yanlış zamanda okuduğum bir kitap oldu bence. Çünkü pek bir şey yazamayacağım.
Araplar ve çakallarda; bence ironi yapmış. Çünkü çakallık yapıp, kan emen Avrupalılar Arap topraklarında sömürülmeyen bir şey bırakmadılar.
Ya da Yahudi tarafı ağır basmış bundan dolayı da Arapları pis ve çakalların dahi bıktığı bir toplum olarak göstermiş. Ayrıca çakalların ezelden beri Avrupalıları kurtarıcı olarak beklemesi ayrıca düşündürücü.
Akdemi için bir rapor en beğendiklerimdendi. Maymunun azmini unutmayacam. İnsanları ikna etmek için bazı şeylerin taklit edilmesi yeterli olduğu bence de gerçek. Özellikle de günümüzde. Örneğin insanlık, dürüstlük, karekter ve daha bir sürü şey...
On bir oğul ile toplumu oldukça güzel anlatmış. Herkesin on bir oğulu evde ders gibi işlemesi lazım. Çünkü günlük hayatta sürekli bu insanlarla karşılaşacağız.
Açlık sanatçısı. Ne desem ki? Göz önünde kırk günde eriyip bitsen de, hatta ölsen de, bazıları gizli gizli bir şeyler yediğini düşünecek. Bu yüzden insanları inandırmayı veya memnun etmeyi bırakmalıyız.
Josephine, şarkıcı ya da fare insanlar. Çok güzeldi fakat yazacak bir şeyim yok...
Bizim hayatımız kıpır kıpırdır, her gün karşımıza öyle sürprizler, kaygılar, umutlar ve korkular çıkar ki gece gündüz bize destek olan kader arkadaşlarımız olmadan tüm bunlara tahammül etmek mümkün değildir.