Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
Kitaptan anladığım en güzel şey şu oldu; kim olursan ol, ne olursan ol, mutlaka seni eleştirip gömmeye ya da övüp göğe çıkarmaya çalışanlar olacaktır. Halbuki bazı şeyler sadece vardır ve gerçekleşmiştir. Yani olduğu gibi kabullenmek gerekir. Damak tadına uygunsa zevk alırsın zaten, değilse bir daha yaklaşmazsın olur biter.
Bu yüzden de;
Kafka’yı seviyorsan güzel, sevmiyorsan çok kötü hatta saçma diyebilirsin.
Kitabın girişinde açıklama yapılmış zaten, bazı yerlerde el yazmalarının eksik olduğuna dair.
Kafka Richard ve Samuel romanını bitirse çok güzel olurdu bence. Çünkü hayalim olan geziyi Kafka’nın romanlaştırma yeteneği ile okumuş olacaktım.
Kafka hakkında yeni bilgi ve fikir verdi. Okumaya değdi açıkçası.
Kitabın hissettirdikleri.
Bazı fiillerin her iki hali de güzeldir:
sevmek-sevilmek
hatırlamak-hatırlanmak
bağışlamak-bağışlanmak
Ama güç olan ilkiyle yetinmektir.
Çok tecrübeli değilim çünkü hayatımda sadece iki mektup yazdım ama bana verdiği hazı anlatamam. Biri ulaşmıştı sahibine, biri kaybolmuştu PTT de. Mektup gönderdiğim kişi tam anlamıyla bir Kafka aşığıydı, bu yüzden de bu kitap çok şey hissettirdi bana. Franz Kafka Girişte Dücane Cündioğlu’ ndan yaptığım alıntıyı iliklerime kadar hissettirdi mektuplarıyla. Gerçekten de sevmek, sevilmekten, hatırlamak, hatırlanmaktan, bağışlamak, bağışlanmaktan daha güzelmiş. Maalesef kendi hayatımda uygulayamadım bunu, güç olanı yapamadım, kolay olana kaçtım ve çok önemli şeyler kaybettim. Bu sabah en azından hatamın farkına vardım. Daha güzelini yapmaya çalışacağım bundan sonra. Ama kaybettiğim kişinin bıraktığı anılar o kadar güzel ki neyse çok detaya girmeyeyim. Ama mutlaka sevdiklerinize yazın çünkü bambaşka bir mutluluk var yazmada. Hele ki özel biriyse.