Oysa düşünmek her zaman acı veren ağır bir iştir...(C.A.)
“Aydınlık gökyüzünde yıldızları göremezsiniz...(J.S.)
Hissettiğini söyleme cesaretini gösterebilen, bu yüzden de çoğu zaman yalnız biri…
‘Bu bir emirdir, hem de büyük yerden gelen bir emir. Eğer başlarınızın omuzlarınızın üstünde kalmasını istiyorsanız, Frenk icadı falan demeden bir şapka giyeceksiniz.’
İnce Memed ile başladığım için her okumamda o tadı ve anıları tekrar yaşadım. Ben Yaşar Kemal’in en çok anlattığını ve nasıl anlattığını beğeniyorum. Yaşamış olduğu coğrafya ve hayatın verdiği malzemeyi o kadar güzel kullanmış ki.
Şahsen insanımızı muazzam bir şekilde anlayıp anlattığını düşünüyorum.
Öykülerden en çok; Sarı Sıcak, Dükkancı, Süpürge, Sinek, Beyaz Pantolon, Halis Serkisof, Yolda, Kalemler, Avcı, Şahan Ahmed’i çok beğendim.
Bazı yerlerde çok üzdü, bazı yerlerde güldürdü ama yine umut verdi üstad.
Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz. Dedikoduyla bir insanı vurmak, küçültmek; insanlıktan çıkmış, bozulmuş, çürümüş, elinden hiçbir şey gelmeyen, elinden hiçbir şey gelmediğini kabul edecek kadar düşkünlemiş bir insanım kârıdır.Bu duruma gelmiş bir insanı karşına almak onun durumuna düşmek olur.
“Kusura kalma Şahan Ahmed. Biz namussuzluk ettik. Hem de İt oğlu itlik. İçimizde bir sen çıktın adam olan. Biz de sana düşman kesildik. Yoluna hendek olduk. Kusurumuzu bağışla, dediler.”