"Bazıları Altay'ın anlamını Altın dağlar olarak, bazıları Altı Dağ olarak açıklıyor. Ama bize atalarımızın öğrettiklerine göre; 'Al', Gök Tanrı'dan al anlamındadır. 'Tay' ise iki anlam taşır. Tay'ın bir anlamı "dayan" bir anlamı da "yay"dır. Yani Altay kelimesi, Tanrı'dan al, toprağa dayan ve insanlığa yay, sıyla(hediye et) anlamlarını içinde barındıran bir kelime olarak algılanmaktadır. Bu nedenle Altay'da Ak Din hala yaşanmaktadır ve Altaylıların vazifesi, diğer Türk kardeşlerimizin aracılığı ile de bu inancın varlığını ve devamını sağlamakdır.
"Çocuk dünyaya gelirken onun annesi ile bağlantısını göbek bağı sağlar. Bu nedenle Türk kavimlerinde çocuk doğduğunda, onun göbek bağını korumak adeti vardır. Altay'da bugüne kadar bu gelenek korunmuştur. Çünkü Altay'da göbek bağı önemlidir. Tanrı'nın oğlu olan insan kendi göbeği ile Gök'e bağlanır ve bu bağ insanlığa, kendisini çevreleyen her şeye güç verir, nimet verir, hediye eder."
Altay'da Budist olan bir Altaylıya, Tanrıcılar 'Budist oldu' demezler 'Çinli oldu' derler. Hristiyan olmak ise çoğunlukla 'Rus olmak' tabiriyle ifade edilir. Ben Altay'a gittiğimde, Tanrıcı başı Akay Kine bana " Siz Türkler, arap bolup kaldınız" demişti. Burada açıkça dini inancın, ulusla yakından ilişkili görüldüğünü ve din değiştiren birinin, adeta milliyetini değiştirmiş olarak algılandığını görmekteyiz."