Ayfer Tunç 'tan okuduğum 4. Kitap. Beni zorladı biraz. Kadın ve erkek karakterlerin aynı tarihlere ait günlüklerden oluşuyor. Ben önce sırasıyla gittim. Biraz yordu beni. İki sayfa ileri iki sayfa geri. Okuyunca bir şey okudum ben ruhumda izi var aklımda yeri yok gibi oldum. İkinci kez okuyacağım. Bu sefer önce erkeği, sonra kadını. Okuyacak olanlarda öyle yapsın.
... "Karım çekip gitti," dedi. "Ama eviniz bir kadının çekip gittiği bir eve benzemiyor," dedim. Eşyada mukavemet var. Bir kadının gittiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır. Ev dediğin küçük büyük elementlerden oluşur. Kadın olan evde, erkeğin anlayamacağı bir denge vardır elementler arasında. Erkek her birine vakıf olduğunu düşünse bile, onların nasıl bir uyumla işlendiğini bilemez. Kadın gidince evin dokusu bozulur, susuz kalmış çiçeğe benze, solar. Küçük şeylerin izi silinir. Eşyanın dili tutulur, ev sağırlaşır.