Her hükümdar, saltanatın kendisine millet tarafından değil Allah tarafından verildiğine inanır. Devleti kendi mülkü sayar, mülküne ihanet etmez. İşte bu yüzden vahideddin için hain diyemem. Bir şeyler yapmak istedi ama hulya içerisindeydi. Hezimetten kurtuluş için İngilizler den atıfet bekliyordu. Viktorya İngilteresinin rüyasını görüyordu. Bir hanedanın başka bir hanedanı ortadan kaldıracağını aklına bile getiriyordu.
"Bizim ailede taht hırsı doğuştan başlar, ölene kadar devam ederdi. Ben de erkeklerden birinin soyundan gelseydim, aynı hırs belki bende de olacaktı. Mecid ile aziz çocukları arasında geçimsizlik, işte bu yüzdendir. Abdülmecid hanedanı babadan oğula geçirmek isteyince, azizciler kızmış, ama tahta aziz geçince, bu sefer aynı şeyi o yapmış. Kendi oğlunu veliaht ilan etmeye kalmış."
" sultan Abdulaziz'den sonra, şehzadeler iyi yetiştirilmedi. Yerlerini dolduramaz hale geldiler. Bu, hakikat... Enver Paşa vaziyeti farketti, şehzadeleri okullara verdi. Bir kısmı harp okuluna gitti. Ama Türkiye, böyle kalabalık bir zümreyi zaten bolluk içinde yaşatamazdı"
Kanunlar öyle anlamsız ki. Neyle suçlarlarsa suçlasınlar, dayandıkları bir mantık yok adam resmi yaptığı dönemde bu bir suş değildi. Şimdi kafirlik oldu. O resmi yaptığında bir sanat eseriydi. Şimdiyse suç aleti. Resim değişmedi, değişen kanunlar ve kanunları henüz var olmadıklarını yıllara da uyguluyorşar, daha kanunu koymadıkları, yazamadıkları yıllara. Bu insanların hepsi barbar. Mantık falan kalmamış.