İkide bir avuçlarıma toz doldurarak yüzüne serperdim. Bu, yalnız bir çocuk yaramazlığı mıydı acaba? Hayır, güneş işlemiş yosunlu denizler gibi içlerinde hileli hareler dolaşan gözlerini acıtmak içindi.
Çocuk, babasının gözlerinde kendisine gerçeğin anısını geri verilecek bir ışığın parlamasını bekledi. Babalık duygusunun birden uyanan bir atılımı ile kendisini (göğsüne) çekilip öpmesini bekledi. Ama ne yazık!..
Sen ki para denilen o acımasız gücün kirlere bulanmiş bir örneğisin; kim bilir koynunda ne hayinliklar besledin, ne şeytancasına hile hurdalarla ne tertemiz kalblerin aldatma-bastan çıkarma aracı oldun!.