(...) demokrasinin Don Quichotte'larından sakınmalıdır; kelimelerle her şeyin olup biteceğini zannetmemelidir. "Biz hürriyet istiyoruz" derken mesuliyetten kaçanlara, hürlüğü hudutsuz bir kudret, bir metafizik bir imkânlar sahası sananlara karşı hürlük ve mesullüğün, bu iki zıt ve tamamlayıcı vasfın, ancak kişilikte birleştiğini ve kişilik terbiyesini kazanmadan kelime hâlindeki idealler ve ideolojilerin suya yazılmış nakışlardan ibaret olduğunu söylemelidir.