Bence bu mektuplara hala bir tür kur yapma çabası gözüyle bakılabilir. Beni sevmen için sana yalvarmak değil niyetim, yalnızca beni unutmamanı ümit ediyorum. Ki düşününce, bu bile çok şey istemek oluyor.
Dost demek, düş demek, çömlek, toprak, ritim demek. Yeter ki bir şey demek.
Tüm sessizlikleri toplayıp dinlemek.
Umuda kalan o son boşluğa bir isim vermek.
Ve sonra susmak.
Sanatçı nasıl olduğunu biliyordu ama açıklamayı hiç denememişti, yeteneği alçakgönüllülüğünün altında kalan, bu yüzden de pek farkında olmadığı bir tür giysiydi.