Eğitim düzeyinin yükselmesiyle orantılı olarak ortalama çocuk sayısı azaldı, ailelerin çocuklarına verdiği önem arttı. Çocuk yetiştirmeye, çocuğun beden sağlığı yanında ruh sağlığına gösterilen özen arttı; ortaya tüm yaşamlarını çocuklarına adayan anne-babalar çıktı. Öyle ki anne-babalar çocuklarına verdikleri sevgi ve maddi olanakları yeterli görmemeye başladılar; kendi güçlerini aşan bir özveriye yöneldiler; gezmelerinden, dinlenmelerinden vazgeçip tüm zamanlarını çocuklarına ayırmaya başladılar. Çocuğun, bu denli ilgiden bunalabileceğini düşünmeden onun buyruğuna girdiler. Ortaya, çocuğun odak olduğu,"çocukerkil" diyebileceğimiz bir aile türü çıkmaya başladı.