Büyüdükçe fark ediyor insan; herkes birbirinin yüzüne bakıyor ama çok az kişi birbirinin kalbine bakıyor. Oysa bir insanla sadece konuşulmaz, hissedilir de. Gülüşüyle, verdiği huzurla, yanında sessiz kalabildiğin haliyle tanınır biri.
Ama sanki artık her şey daha yüzeyde. Görünen, duyulandan daha değerli; mantık, duygunun önüne geçmiş gibi. Kimse kimsenin içindeki yorgunluğu, inceliği, kırgınlığı merak etmiyor.
Oysa bazı insanlar anlatmaz kendini. Sadece hissettirir. Ve belki de en çok onlar görünmeden geçilip gidiliyor.