Orta şekerli bulduğum bir kitabı daha bitirmiş bulunuyorum. Kitabın birkaç zorlama noktası olmasaydı eğer beğendiklerim arasına çok rahat girerdi ama şimdi neden giremediğini anlatacağım. Öncelikle yazarın dilini gayet iyi buldum son zamanlarda okuduğum kitapların dilinde çok kötü bir ergen havası oluyor. Evet, ben bunu tam olarak ergen dili olarak adlandırıyorum çünkü karakterlerin diyalogları ya da kendi içlerindeki monologlar dışında yazarın kullandığı dil de çok basit, absürt, zorlama olabiliyor. Eğer karakterin yaşı küçükse bu konuşma tarzını yakalamak başarı olurken metnin diğer bölümlerine sıçratmak kitabın dilini düşürüyor. Bu kitapta neyse ki böyle bir sıkıntı yoktu. Paragraflar aktı gitti. Kitabın ortalarında bir olaya gerçekten şok oldum beklenmedik ama yazarın ipuçları bıraktığı bir gizemdi bu yüzden buna bayıldım.
Fakaaattt ben katili ve öldüreleni ta en başından anlamıştım. Kitabın puanını kırma sebeplerimden biri de budur. Ama temel sebebi yazarın katili saklama çabası içinde üst üste birden fazla karaktere tesadüfi aynı hedefi göstermesi sebep oldu. Yine de fena değildi, en azından vakit kaybı olmayan kitaplardan biriydi.