Özcan Alkan

Özcan Alkan
27 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Malumunuz olduğu üzere her haber incelemesi, belli kaynaklar üzerinden yola çıkar. Kaynakları güvenilir yahut şüpheli kabul etme hususu keyfi bir iş değildir, kendi içinde bir iç tutarlılık gerektirmektedir. Burada, kitapta kullanacağımız kaynakların güvenilirliği üzerinde duracağız. Ancak bu eserin birkaç katı hacimde müstakil eserler gerektiren “Kur'an tarihi, hadis tarihi" gibi konuları her veçhesi ile böyle kısa bir bölümün içerisinde ele almanın imkânsızlığı ortadadır. Fakat birkaç önemli noktaya dikkat çekmeyi faydalı bulduk. Bu habere yaklaşan ve entelektüel tutarlılığına önem veren biri, diğer tarihî metin ve vakıaları kabul ettiği şartlarla bu tarihî vakıayı incelemelidir. Kaynaklarını tespit ve kabul ederken tutarlı olmalıdır. Aksi halde, daha işin başında tutarsızlık kaynaklı hata etmiş ve incelenmeye layık olmayan bir görüş ortaya koymuş olur. Örneğin, Antik Yunan tarihi hakkında kaynak kabul ettiği metinlerden ya da Hristiyanlık hakkında kabul ettiği metinlerden çok daha güçlü olan metinleri kabul etmediğinde bu, ilmî tutarsızlık ve keyfi seçimi gösteren bir alamet olacaktır. Bu eserde kullanacağımız ana kaynaklar nelerdir, sorusuna cevap verecek olursak temel kaynaklar olarak elbette Kur'an ve Hadis metinleri gelecektir. Hâliyle bunları rivayet eden sahabe de önemli bir faktör olarak önümüzde duracaktır.
Mü'minler: "Allah bize kâfidir; O ne mükemmel bir koruyucu ve ne güzel bir dosttur” derler. $2 52 Yüce Kudret, hayatı sevgiyle yaratmış, ona sevgiyle bakmış, Kur'ân'ı, sevgi ve merhametin ifadesi olan "besmele" ile başlatmış, insanların da her faaliyetine besmele ile başlamalarını ve hayata sevgiyle bakmalarını istemiştir. Kur'ân'ı sevgi kitabı, Hz. Muhammed'i de sevgi elçisi olarak nitelendirmiştir. Varlığı sevgiyle yaratan Kudret'e yakın olmak, ancak ona ve yarattıklarına sevgiyle bakan bir gönül ile mümkün olabilir. Bir çok isim-sıfatına rağmen Allah'ın; sevgisinin gereği olan merhamet ve şefkat sıfatını öne çıkarması ve en temel niteliği olarak vurgulaması: "Rahmetim, her şeyi kuşatmıştır”³; "Allah, rahmet ve şefkati kendine ilke edinmiştir" şeklindeki beyânları, tarih boyunca insanlığı sindiren “Korku Tanrısı” anlayışına indirilmiş en büyük darbe olup, Tanrı anlayışında bir inkılâptır. Sanal tanrılar önünde korkuyla diz çöken ve çöktüren anlayışa karşı, Yüce Kudret, kendisine sevgi ve güvenle yönelişi istemektedir. Kur'ân, tevhîd dininin en büyük peygamberlerinden olan Hz. İbrâhim'in ağzından bunu şöyle ilan etmektedir: "Tevhide inananlar, müşriklerden daha güvendedirler" Kur'ân'ın beyânına göre paganlar/müşrikler Tanrısal güçler atfettikleri putlara korku sonucu tapınırken; kendisine bir dost arayan Hz. İbrahim, Allah'a sevgi sonucu ulaşmıştır. O halde Allah; korkulacak Tanrı değil, korkulardan kendisine sığınılacak bir dosttur. Kucağına sığınılan dosttan korkulursa, başka kime sığınılabilir ki?
Sayfa 36·Kitabı okudu
Kur'ân'dan anladığımıza gore; İnsan eksenli dinin ilah telakkisi; korku üzerine değil, sevgi esası üzerine kurulmuştur. O; her şeyin yaratıcısı ve sahibi/Rabbi48 olduğundan, bütün varlıklara merhamet ve şefkat nazarıyla bakar.49 İlke olarak korkutan değil, seven ve sevilmek isteyen, ana sıfatı Rahmân ve Rahîm olan Kudrettir. Gücünü; sadece kötülere ceza vermek için kullanır. Bunun en açık kanıtı, Allah'ın "Rahmân" ve "Rahîm" sıfatlarını vurgulayan "Besmele”dir. Besmele, bir bakıma Allah'ın tarifi olup, Kur'ân'da en çok tekrarlanan âyettir. Besmelenin bu kadar sık tekrarlanmasının amacı, Yüce Allah'ın sevgi sıfatını vurgulayarak onu insanların kalbine nakşetmektir. Tüm varlığa, özellikle de insana olan sevgisini Kur'ân'da Rahmân, Rahîm, Rab, Nâsır, (Yardımcı), Vekîl, (Destek) vb. birçok kavramla ifade eden yüce Allah, insana "Dostum" diye hitap etmiş: "Allah'ın birliğine ve O'nun peygamberine inanıp ilahi buyruklara uygun yaşayanlar onun dostlarıdır. Onlar hesap gününde herhangi bir korku ve endişe hissetmeyeceklerdir. >>50 İnsanın Allah ile ilişkisinin de sevgi ve güvene dayanmasını ve onu "Dost" olarak görmesni istemiştir: "Benim koruyucum ve dostum Allah'tır”1
Sayfa 35·Kitabı okudu
İnsan Eksenli Din ve Genel Özellikleri Tanrı eksenli dinlerdeki Tanrı ve insan tasavvurlarına göz attıktan sonra şimdi de insan eksenli din olarak nitelendirdiğimiz İslâm'ın Allah telakkisini,
Sayfa 34·Kitabı okudu
Bugün yaşayan millî dinler arasında; Yahudilik, Konfüçyüsçülük, Hinduizm ve Şintoizm zikredilebilir. Evrensel dinler ise; Hristiyanlik ve İslâm dinidir. Dinlerin isimlendirilmesine gelince; İlkel kabile dinleri, o kabilenin adına göre adlandırılmıştır. Örneğin; Millî dinlerden "konfüçyüsçülük”, “Hinduizm”, “şintoizm” kurucularının adını almış, "Yahudilik"; Hz. Yakup'un 12 oğlundan olan Yuda veya Yahuda'ya mensubiyetten bu adı almıştır. "Hristiyan" kelimesi ise; Hristos yani Mesîh kelimesinden kaynaklanmış olup, mesîhe bağlı anlamına gelmektedir. “İslâm" kelimesine gelince, herhangi bir kişi, kavim veya millete nispet edilmediği gibi, bu isim herhangi bir kimse veya grup tarafından da verilmeyip, doğrudan doğruya dinin kutsal kitabında yani Kur'ân'da yer alan bir isimdir.³ 30
Sayfa 29·Kitabı okudu