Dünyaya gözümüzü açıyoruz ve o anda, tüm yaşamımızı bağlayacak bir sözleşme imzalamış gibi oluyoruz, ne var ki günün birinde bir an gelir “bu imzayı benim yerime kim attı” diye sorabiliriz.
Kusursuz anların, hele yüceliğe çok yaklaşmışsa uzun sürmemek gibi çok büyük bir sakıncası vardır, ondan daha beteri ise –bu o kadar açık ki söylemesek de olurdu– insanın o andan sonra ne halt edeceğini bilememesidir.