Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.
Bir insanın kişiliğini uzun zaman anlayamazsınız ama karşınızdaki kişi bir gün içten bir gülüşle gülüverirse onun bütün kişiliğini, avucunuzun içi gibi öğrenmiş olursunuz.