‘Şuracıkta kafalarını böğürlerine sarkıtanlara bir bakın; bedenlerini ve zihinlerini felsefe gibi ağır bir işle uğraşarak heder etmiş şu yiğitlere bakın hele, gençliklerinin son demlerinde yaşlanmışlar bile.
Neden? Mesleklerinin verdiği ciddiyet ile mütemadiyen yoğun düşüncelere dalıyor olmaları onlarda hayat emarelerini söküp, can sularını emip almış âdeta. Onlara karşılık benim budalalarım sevecen, tombul, toparlak ve semiz cinsten, tıpkı iştah kabartan besili Akarnania domuzcukları gibi.’