Gamax

Gamax
Okurun kav­rayış kapasitesine göre kitapların kendi kaderleri vardır -Hiçbir şey doğru değil, her şey mübah- #Comme ci, comme ça#
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 12:47
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, belkide bana en çok hitap eden, beni en çok etkileyen kitabı oldu. Kesinlikle hakkı yenen, görmesi gereken ilgi ve değeri görmeyen bir kitap. Tıpkı kitabın kilit kişisi baba, yani piyano akortçusu (Der Klavierstimmer) gibi. Yetim kalmış, yetimhaneye verilmiş, orada pek sevilmemiş ve aradığı sevgiyi evlatlık edinen kör adamda ve onun mesleği olan piyano akortçuluğu dolayısıyla opera yazarlığında bulmuş. Ama bu sevgi hakiki bir sevgi midir, yoksa hasret olduğu sevgiye ulaşmak için bir araç mıdır sadece? Akortçunun operada işlemiş olduğu cinayetle ve ona götüren sebeplere giriş yapıyoruz. Hikayeye bir Patrice'nin bir de ikizi olan Patricia'nın ağzından yazılmış yazılardan okuyoruz. Babanın ve annenin kimlikleri, çocuklarla olan ilişkileri, ve ikizlerin başta erkeğin uğraş ve teşvikiyle bağlılıkları, daha sonra ise Patricia'nın birey olma arzusuyla başlayan birbirlerinden kopuşları... Çok katmanlı, yalın ama duygu derinliği yoğun, akıcı ve muhteşem bir dil ile kaleme alınmış bir roman. Baba ve ikizler üzerinde, iki ana çizgide yoğunlaşan hikaye, hepsinin birey ve kendi olma maceralarında birleşiyor. Hazin mi hazin, dokunaklı mı dokunaklı bu romanı her kitapsevere tavsiye ederim. Sessiz usta akortçu gibi takdir bekleyen ama bulamayan bir garip bencileyin kalmasın kitap diye...
Der KlavierstimmerPascal Mercier · Btb Verlag · 200073 okunma
Reklam
9/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 14:45
"Son şeyler ülkesinde" distopik bir roman. Tüm üretimin durduğu, dış dünyayla bağlantının kesilmiş olduğu, yönetimin her bir kaç ayda düşürülüp değiştirildiği, yani tüm işlerin ters gittiği bir ülkedeyiz. İstikrarlı bir yönetim kurulamadığı gibi, dış tehdit de sözkonusu olsa da, asıl sorun böyle bir dünyada hayatta kalmak. Elektrik yok, su yok, binaların çoğu enkaz, açlıktan sokaklarda hayvan bırakmamış insanlar, sokakta ölen insanların elbiselerine konmak için anında soyulup çırılçıplak bırakılması, böyle bir dünyada yaşamaktansa ölmeyi tercih eden ama ölme yolları farklı olan tarikatvari oluşumlar bir yanda, hayatta kalmak için toplayıcılığı seçen, veya çetelere dahil olup kaba kuvvetle insanlara çöken insanlar diger yanda. Ve böyle bir ortamda kardeşini arayıp bulmaya koyulan bir kadın. Hikaye kadının ağzından eski bir dosta yazılmış uzun bir mektup şeklinde çıkıyor karşımıza. Okunuşu gayet akıcı, hikaye sürükleyici. Bildiğimiz ve alışık olduğumuz hayatın ne kadar kırılgan olduğunun altını çizen, inandırıcı ve okurken dehşete düşüren bir kitap oldu benim için. Oldum olası severim postapokaliptik dünyaları. Bu dünyaya olan ilgimi ve sevgimi, beni oynarken hep içine çekmiş, hem hayret ve hayranlığa, hem dehşet ve korkuya sebep olmuş olan Fallout oyun serisine (dizisi de başladı) borçluyum şüphesiz. Ama seneler önce Fallout'la başlayan postapokaliptik dünya senaryoları Metro gibi kitap/oyunlar veya Last of Us, Days Gone gibi salt oyunlar ile yaygınlaşmış olsa da, asıl büyük nüfusa "I am Legend"veya "Book of Eli" gibi sinema filmleriyle ulaştı. Almanya gibi ayağı yere sağlam basan, ekonomik ve siyasi istikrarlı ülkelerde bile Black down korkuları gün geçtikçe artmakta. Bilhassa yeni dünya düzeni isteyen ve bu dünya düzeninin mesela sadece Ortadoğu'ya değil, tüm
Im Land der letzten DingePaul Auster · Rowohlt Verlag · 19931,222 okunma
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 18:55
Siz bir kitapsever misiniz? Yanıtınız evetse, bir de bu kitapta geçen kitapseverler ile tanışın, eminin cevabınız konusunda şüpheye düşeceksiniz. Ya peki en az onlar kadar kitaplara, baskılarına ve kitapların özgeçmişine vakıf olan kitap avcısı Corso'yu nereye koyacağız? O da bir kitapsever midir? Yoksa kitap bilgisi ve sevgisi mesleği bir gereksinim midir sadece? Çünkü kahramanımız bulunması ve ulaşması zor kitapları bir dedektif gibi bulmakta, temin etmekte ve hizmetine karşı yüksek ücretler indirmektedir cebine. Aldığı en son iş ise, onu Dumas'ın bir elyazması nüshasına ve sırlara dolu mistik bir şeytanla temasa geçme kılavuzu olan başka bir kitapla buluşturur. İkisinin arasında bir bağ var mıdır, varsa nedir? Kahramanımızın hayatına ansızın girenler arasında işine engel olmaya çalışan adam ve onu ondan koruyarak destek olmaya çalışan genç ve güzel kadın kimdirler? Sürükleyici, bibliyofili bağlamında ilginç ve hoş vakit geçireceğiniz, polisiye tadında bir kitap.
Der Club DumasArturo Perez Reverte · Goldmann Verlag · 199777 okunma
10/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 09:37
Işık savaşçısının el kitabi... Nedir ışık savaşçısı? Hedefi ne olmalıdır? Bir ışık savaşçısı nelere dikkat etmelidir? Dostu düşmanı nasıl ayırtedecektir? Motivasyonunu nasıl canlı tutacaktır? Karşılaştığı sorunları nasıl aşacaktır? Kitap Coelho'nun kredosu (amentüsü) aslında. Belki diğer kitaplarını okumadan önce, yazarı tanımak için önce bu kitabını okumakta fayda var. Nasihatler, öğütler ve hatırlatmalar birer sayfada kısa kısa uer aldığından okunması çok kolay bir kitap. Kitabın hacmi de fazla değil zaten. Ama yazarı, motivasyonunu ve misyonunu tanıma adına da, kendine dersler çıkarma konusunda da çok kıymetli buldum...
Handbuch des Kriegers des LichtsPaulo Coelho · Diogenes · 20063,827 okunma
8/10
·301 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 11:34
Kitabın ana teması kişinin kimliğinden sıyrılıp kişiliğine erişmesi olsa da, tanrı tasavvuru da irdelenmekte ve okuyucuya onun kainata hükmeden sert bir babadan çok, kainatın bir parçası olan, seven bir anne olarak sunmakta. Buraya kadar bir sorun yok, zira benim tanrı anlayışım da ilkinden ikincisine evrildi zamanla. Ama yazar işin içine kimlikten sıyrılıp kişilik olmayı, Tanrıça Gai'nın medyumu olmaya bağlamayı sokunca, güzel ve yerinde bulduğum ana temayı sulandırmakla kalmamış, adeta ona ihanet etmiş. Kitapta üç medyumla karşılaşmaktayız, Portebollo cadısı diye ün salan Athena, onun medyum hocası ve daha sonra edindiği talebesi... Kitap her ne kadar bir bestseller olsa da, yazarın amacını her ne kadar anlasam da, kitabı pek tatmin edici bulmadım...
Die Hexe von PortobelloPaulo Coelho · Diogenes Verlag · 20095,1bin okunma
Reklam