Bir ışık savaşçısı deli diye görülmekten korkmaz.
Yalnız olduğunda, seslice kendi kendine konuşur. Meleklerle konuşmanın en iyi yolu bunun olduğunu duymuştur, ve bu iletişimi arar.
Başta anlar ki, çok zordur böyle konuşmak. Söyleyecek bir şeyi olmadığını ve hep aynı saçmalıkları tekrar edeceğini düşünür. Buna rağmen pes etmez. Hergün kalbiyle sohbet eder. Kendinin bile inanmadığı, tamamen saçma şeyler söyler.
Bir gün sesinde bir değişim farkedecektir. Ve anlayacaktır ki, aşkın bir bilgelik hitap etmektedir kendisine.
Savaşçı aklını yitirmiş gibi görünmektedir, ama bu sadece bir yanıltma stratejisidir.
"Bunların hepsini daha önce yaşadım ama ben", diye şikayette bulunur kendi kalbine.
"Doğru, hepsini yaşadın daha önce" diye yanıtlar kalbi. "Ama gerçekten aşmadın sorunları."
O zaman anlar ki savaşçı, tecrübelerinin tekrarının arkasında bir tek amaç vardır: henüz anlamamış olduğu bir şeyi ona öğretmek.