Dünya üzerinde iki tür bilgi vardır: Ayağına kadar gittiğin bilgiler ve ayağına kadar gelen bilgiler. Eğer bilgi kişinin ayağına kadar geliyorsa, mutlaka ona bir şeyler pazarlamak için üretilmiştir. Ya politik bir yalanı gerçek diye yutturacak ya da yeni çıkmış bir telefon satacaktır. Ayrıca ayağa kadar gelen bilgi, onca yolu sürünerek kat ettiği için kirlidir ve bok kokar. Dolayısıyla tek değeri olan, ulaşmak için emek verilen bilgidir. Güvenilmesi gereken de, odur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçekten de, bir demokrasideydik artık! Lider yalanlar söyleyerek yönettiğini sanıyor, halk uyduğu bütün kanunların kendi iyiliği için konduğuna inanıyor, ülkedeki tek yayın organı olan radyonun spikeri de her şeyi görüyor, ancak deli taklidi yapıyordu!
…yarım saat öncesine kadar sahip oldukları huzurun, politika tarafından sikilip atılmış olmasıydı. Ne de olsa politika, insan bedenine giren yabancı bir madde gibiydi. Platin bir çubuk kadar yapaydı. Toplumdaki işbölümünün doğal olarak gelişmesinin önündeki en büyük engeldi. İnsan doğasına aykırıydı. Ama zaten insan da doğaya aykırıydı. Dolayısıyla yapılacak pek bir şey yoktu.
Randevuyla mı geldin dünyaya, amına koyayım! Ne randevusu! Ne geç kalması! Ne erkeni! Varsa bir yolun, yürü! Yoksa da otur, öyle dur! Bilir misin lotus çiçeğini ?