Nasıl âşık olunur bilmiyordum ama böyle bir şey olmalıydı: Soyguna gidecekmiş gibi planlar yapmak... Doğru hamleler, doğru yerler, doğru anlar peşinde koşmak... Avlanmaktan pek bir farkı yoktu aslında..Aşk, avlanmakla ilgiliydi.
Zaten dünyanın bütün nefret suçları da simge temelli değil miydi? Kurbanlar, katillerinin gözünde neyi simgeliyorlarsa, o yüzden saldırıya uğramıyorlar mıydı? Kişisel bir mesele değildi nefret suçu. Nesnel bir şiddetti.