Aslında kötü alışkanlıklarımız küçük yaşımızda bize verilenlerin kalıntılarıdır ve temel eğitimimiz ailede başlar. Çocuk bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere içinde bırakır; anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik belirtisi sayarak sevinir.
Oysaki bunlar zalimliğin, zorbalığın, dönekliğin asıl tohumları, kökleridir; çocukta filizlenirler, sonra alışkanlığın kucağında, alabildiğine büyüyüp gelişirler. Her nedense çocukların yapmış oldukları o kadar iğrenç şeyler vardır ki babalar ve anneler çocukların bu yaptığı iğrenç şeyleri komik bulup çocuğu o kötülüğe teşvik ederler.
“Hayat, size değer vermeyen ve sizi anlamayan birine bir saniye ayırmak için bile çok kısa. Hayallerinizin peşinden koşun, insanların değil!”
Hikmet Anıl Öztekin