Gamze DUYAR

Gamze DUYAR
@Gamze_Dyr
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
insanlar zannediyor ki namaz yalnızca Allah'ın adını tekrarlamak, Kur'an'dan âyetler okumak, ayakta durmak, rükua varmak, secdede kalmaktan ibaret. Evet, namaz şeklen böyledir ama özünde Allah ile sır dolu bir konuşma, bir yakarış, bir dua, bir anlaşmadır. Namaz boyunca tekrar edip durduğumuz cümleler ve âyetler ruhumuzdan kopup gelmiyor ve kalbimize huzur vermiyorsa, gafletle söylenen kuru tekerlemelerden ne umabiliriz? Gönüldeki mânayı kalıplandırmayan harflerle kime hangi derdimizi anlatabiliriz? 'İhdina's-sırâta'l-mustakîm' derken 'Bizi doğru yoluna ilet!' yakarışını kalbimizin bütün gücüyle yapmıyorsak Allah'la iletişime geçtiğimizi kim söyleyebilir? Hele bunu kuru bir alışkanlık edinip günde beş vakit ruhsuz şekilde söylemek hâşâ belki de Allah'la alay etmek sayılmaz mı?
Sayfa 176·Kitabı okudu
Allah 'Beni zikretmek için namaz kıl' buyuruyor madem O'nu zikretmenin yolu, karşısında divanda durmak, huzurunda eğilmek, secdeye kapanmaktan öte bir şey olmalıdır. Belki de kıyamda, rükuda, secdede O'nunla konuşmak, söyleşmek, yalvarıp yakarmak... 'Sarhoş olduğunuz halde, söylediğinizi bilip anlayıncaya dek namaza yaklaşmayın!’ emrinin karşılığı yalnızca şarap içip sarhoş olduğunuz vakit namazdan uzaklaşmak değildir, bu sarhoşluk bana göre dünya meşgalesi ve dünya sevgisini de kapsıyor olsa gerektir. Yani Allah, 'zihniniz, dimağınız dünya sevgisiyle sarhoş iken namaza yaklaşmayın' diyorsa halimiz nic'olur? Unutmayın, namazda ne dediğini anlamayan, bilmeyen, dediğinin bilincinde olmayan veya dediğini kalbiyle bütünlemeyen birisi belki içki içmemiştir ama dünya meşgalesi kendini sarhoş etmiştir. Sarhoş etmeseydi diliyle söylediklerini kalbiyle bütünler ve böylece namazını huzûr-ı kalb ile kılardı. Şimdi içinizden birisi, şu havuz başında namaza dursa, secdeye gittikçe ve oturdukça zemindeki çakıl taşlarıyla oyalansa, onları kenara çekip düzlemeye çalışsa, bir yandan da kıldığı namaz karşılığında cennette makamlar, o makamlarda huriler istese garip olmaz mı? Kim çakıl taşlarını mehir verip dünya güzeli bir gelin alabilir ki? Şimdi nerede namaz kılarken sağındaki ve solundakini dahi bilmeyen, mescit yıkıldığı zaman haberi olmayan kişi, nerede biz? Namazda esas olan huşudur, kalbin Allah ile bağlantısını koparmamasıdır.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanlar, kardeşlerim! Deyin bana, Allah'a yakın olmanın namazdan gayrı bir yolu var mıdır? Diyeyim size ki yoktur! Peki namaz sadece şekilden ibaret midir? Asla!.. Namaz nefsin boğulması, kendinden geçmesidir. Namaz için huşu lazımdır, huzûr-ı kalb lazımdır. Allah ile yüz yüze, karşı karşıya, huzur ve buluşma... Öyle ki bütün biçimler dışarıda kalsın. Orada saf ruh olan Cebrail'e bile iltifat olmasın. Namazı böyle kılan insan bütün din yükümlülüklerinden muaf olsa câizdir. Çünkü böyle bir namazda kul, aklından yoksundur. İlahi birliğin içinde erimektedir.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Alıntı