Allah 'Beni zikretmek için namaz kıl' buyuruyor madem O'nu zikretmenin yolu, karşısında divanda durmak, huzurunda eğilmek, secdeye kapanmaktan öte bir şey olmalıdır. Belki de kıyamda, rükuda, secdede O'nunla konuşmak, söyleşmek, yalvarıp yakarmak... 'Sarhoş olduğunuz halde, söylediğinizi bilip anlayıncaya dek namaza yaklaşmayın!’ emrinin karşılığı yalnızca şarap içip sarhoş olduğunuz vakit namazdan uzaklaşmak değildir, bu sarhoşluk bana göre dünya meşgalesi ve dünya sevgisini de kapsıyor olsa gerektir. Yani Allah, 'zihniniz, dimağınız dünya sevgisiyle sarhoş iken namaza yaklaşmayın' diyorsa halimiz nic'olur? Unutmayın, namazda ne dediğini anlamayan, bilmeyen, dediğinin bilincinde olmayan veya dediğini kalbiyle bütünlemeyen birisi belki içki içmemiştir ama dünya meşgalesi kendini sarhoş etmiştir. Sarhoş etmeseydi diliyle söylediklerini kalbiyle bütünler ve böylece namazını huzûr-ı kalb ile kılardı. Şimdi içinizden birisi, şu havuz başında namaza dursa, secdeye gittikçe ve oturdukça zemindeki çakıl taşlarıyla oyalansa, onları kenara çekip düzlemeye çalışsa, bir yandan da kıldığı namaz karşılığında cennette makamlar, o makamlarda huriler istese garip olmaz mı? Kim çakıl taşlarını mehir verip dünya güzeli bir gelin alabilir ki? Şimdi nerede namaz kılarken sağındaki ve solundakini dahi bilmeyen, mescit yıkıldığı zaman haberi olmayan kişi, nerede biz? Namazda esas olan huşudur, kalbin Allah ile bağlantısını koparmamasıdır.