"İslâm ve Batı medeniyetleri, aralarındaki önemli farklara rağmen çatışmak zorunda değildirler. Bir arada yaşamanın asgari şartı, herkesin kendi kalarak orta iyide uzlaşmasıdır.
Âdil, katılımcı ve eşitlikçi bir dünyanın düzeninin anlamı, herkesin aynı şekilde düşünüp yaşaması değil, farklı görüşlerin bir arada varolma kararşılığını göstermesidir. İslâm ve Batı medeniyetleri "İyilikle yarışan topluluklar" (Mâide 5/48) oldukları zaman, bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunacak ve belki de Kipling'i haksız çıkaracaktır"
Şimdi dünya herkesten yapılmış gönül yorgunluğu. Şimdi dünya soğuk. İnsan büyüdükçe bir bir ayrılıyormuş sevdiklerinden. İnsan güzellikten önce korkuyu görüyormuş. Şimdi dünya eşiklerde bir salkım gözyaşı. Kimse odalara sığmıyor. Yollar bir yalnızlık ıslığı. Herkes topuklarında bir tomurcuk arzuyla uyanıyor. Şimdi dünya başsız sonsuz bir alın çizgisi. İçinde bütün kadınlardan bir anne. İçinde bütün babalar sigara dumanı.Sen bir basma en yarısını ki gittiğin her yer eteklerinde çiçekleniyor. Gülmüyorsun da gökyüzü yıldızlarını döküyor üstümüze. Kömür kokularını sevdiğim kadın, sen ne zaman büyüdün. Ne zaman bütün şarkıların kederi oldun. O yoksulluk içinde bizi ne zaman doğurdun. Nasıl sevdin bu kadar yalan insanı. Köpükler, gamzeler, menevişler... ölümü nerende sakladın. Şimdi dünya evlerde bir ayrılık ayini.
Sen evden çıktın ya, önce duvarlar nemlendi. Çatı,odalara indi. Pencereler birer örümcek ağı. Eşik çoktan darağacında. Sokaklar zülüf lerinden esmiyor artık. Zaman eşyada boğuldu. Ev değil, yaprak döken bir hatıra. Yalnızlık her yerden ses veriyor. Bunaldım diyorum, herkes biraz daha kabuğunun içinde. Bir elim ötekinde çırpınıyor. İnsanın yalnız ağlaması ne kadar acıymış. Sen evden çıktın ya, kırk beş yıl çıkmıyor işte. ..
"Sen evden çıktın ya, eşik önünden aktı, pencere ardından koştu. Kalabalıklar içinde yalnız kalma diye aynandaki gülüşün kâlüllerindeki rüya, sandıktaki kokun, üstüne gökyüzü oldu. O uzak,soğuk, kocaman şehir birden ev içine döndü. Ben titreyerek baktım ardından.Kötü bir yalnızlık seni incitmesin diye avuçlarındaki hayat çizgisinden sessizce öptüm. "