Bakış, endam, yüzün aldığı haller, yüze vuran gölgeler, yüze uğrayan renkler... Hepsi kendi dilince bir şeyler söyler. Yüzün her kıvrımı çok uzak yerlerden gelmiştir ve dikkatli bir gözü, cömert bir ruhu, sunduğu o derin varoluş çatlağından içeri girerek bir magma tabakası gibi kımıldayan ruhsal cevhere tanık olmaya çağırır. Ruhun ruha değmesi için önce bakışların ve yüzlerin karşılaşması gerekir. İnsani karşılaşma, "gözün rengini fark edemeyecek kadar" yüze meftun olabilmekle başlar. Yüzün anlattığı hikayeye kendisini açan kişi, o kapıdan içeri girmekle vaitkar bir hazinenin onu beklediğinin farkındadır. Yüz, bizi hikayeye çağırır, yaşanmışlığın dehlizlerine, insan olmanın anlamına...
Bakış, endam, yüzün aldığı haller, yüze vuran gölgeler, yüze uğrayan renkler... Hepsi kendi dilince bir şeyler söyler. Yüzün her kıvrımı çok uzak yerlerden gelmiştir ve dikkatli bir gözü, cömert bir ruhu, sunduğu o derin varoluş çatlağından içeri girerek bir magma tabakası gibi kımıldayan ruhsal cevhere tanık olmaya çağırır. Ruhun ruha değmesi için önce bakışların ve yüzlerin karşılaşması gerekir. İnsani karşılaşma, "gözün rengini fark edemeyecek kadar" yüze meftun olabilmekle başlar. Yüzün anlattığı hikayeye kendisini açan kişi, o kapıdan içeri girmekle vaitkar bir hazinenin onu beklediğinin farkındadır. Yüz, bizi hikayeye çağırır, yaşanmışlığın dehlizlerine, insan olmanın anlamına...