Türk aydınının hangi acılar içinde kıvrandığını gözlerimle gördüm! Onların kadına ne gözle baktıklarını öğrendim. Şimdi, kırk yıl uğraşsanız benden alamayacağınız bir şeyi size ben kendim vermek istiyorum. İçinizden birini seçin. En düşkününüzü, en zavallınızı! Sadaka olarak vereceğim ona bunu! Benim ona hiç ihtiyacım yok çünkü.
“Yaratmaktan ziyade biriktiriyorum ben,” diye açıklamıştı kadın. “ Dünya zaten öyle zengin ki. Yaptığım şey insan hayatının keşmekeşini damıtıp konsantre bir okuma deneyimi haline getirmekten ibaret.”
Bana kalırsa benim bu trajedi üzerine yazmamdan duyulan rahatsızlık, bu trajedinin yaşandığını kabullenmekten duyduğumuz daha büyük bir rahatsızlığa işaret ediyor.