Her öpücüğün ve hatta sözcüğün, emanet ettiklerimizde bir ağırlığı olduğunu unutmasak, basit meraklar uğruna başkalarının hayatlarında yangınlar çıkarmasak keşke. Ama kime anlatıyorum...
Tek ısırık uğruna cennetten kovulmuş bir ırktan böylesi bir diğerkâmlık beklemek abesle iştigal değilse ne?
Geçmiş bazen de biten bir şey çünkü, evet. Neyi bir ömür yanınızda taşımak istediğiniz, kalbinizi kimlere emanet edeceğiniz tamamen size kalmış. Kendinize neyi reva gördüğünüz de öyle.
Ama ne var biliyor musunuz? Bazı şeylerin hayatınıza giriş nedeni kendileriyle ilgili değil. Onları bir işaret, başka yazıları okumak için vesile olarak görmek gerek.
En çok yalnızlıktan korksak da , düştüğümüz bahçenin tabiatı gereği daima yalnız olacağımız şu hayatta, kalabalıklardan medet ummak beyhude çaba. Ama çok sevdiğim bir filmde söylendiği gibi, arkadaşlar iyidir.