İnsanın, insani ve ilahi sorunları bilimin ışığında öğrenmesi, bu bilgilere şöyle bir dalmak
yerine iyice içine girmesi, bu bilgileri bilse de hep yeniden işlemesi,
kendi üzerinde uygulaması; iyi'nin, kötü'nün ne olduğunu araştırması -bunlara yanlış adlar verilmiştir hep-, şerefli ve utanç verici şeylerin,
**Tanrı'nın ne olduğunu bulması gerek.
İnsanın ince zekası bu sınırların içinde kalmıyor, evrenin dışına bile bakmaktan hoşlanıyor: Nereye götürülmektedir? Nereden çıkmıştır? Bunca varlık hızlı hızlı hangi sonuca doğru gitmektedir?**
Varlığı bir iyi sayıyorsan fakirlik sana işkence edecek; işin kötüsü, sahte bir fakirlik.
Çünkü pek çok şeye sahip olsan da, bir başkasının senden daha çok malı mülkü var diye, varlığı seni aştığı kadar kendini fakir hissedeceksin.