Boşlukta yer tutan bir insan gibi değildi, daha çok içine sızılması olanaksız insan biçiminde bir boşluk parçası. Çevresindeki dünya ona çarpıp geri dönüyor, vurup parçalanıyor, bazen de ona yapışıp kalıyordu ama asla onun içine sızamıyordu.
İnsanın içinden gelen derin bir acıya yanıt verir gibi hıçkırarak değil, sessizce ağlıyordu, yaşlar yanaklarından süzülerek akıyordu, yalnızca dünya yanıt verir gibi