Ey Köhne Yalnızlık
Ey köhne yalnızlık!
Seni rab edinmeyeceğim.
Yalnız geçeceğim belki bu yollardan,
İliklerime işleyecek o soğuk sızı;
Ama yine de seni rab edinmeyeceğim.
Sokaklarda tek başıma yürüyecek,
Babamın mezarına kimsesiz gideceğim.
Gidip bir çiçek alacağım kendime,
Ama sana asla boyun eğmeyeceğim.
Ey biçare dünya!
Seni de rab edinmeyeceğim.
Sokaklarda çığlık çığlığa koşan çocuklar,
Parklarda bir oturup bir kalkan sevgililer...
Annesini, babasını sevdiğini söyleyip
Onları bakımevlerine terk edenler;
Sizin o "sevginizi" rab edinmeyeceğim.
Çiçekleri koparıp sevdiklerine verenler,
Onları fotoğraflarına süs,
Yalnızlıklarına arkadaş edenler...
Papatyalara yapılan o büyük zulümden sonra,
Sizin çiçek sevginizi de rab edinmeyeceğim.
Rab edinmeyeceğim attığınız o boş nâraları,
Ve modası geçmiş kalabalıklarınızı...
Ah, edinmek ne kadar kolay!
Ahlakınızla farklı olun, davranışlarınızda nazik, sözlerinizde zarif olun.
Ne güzel söylemişlerdir: "Cebinde bir Mushaf taşıman önemli değildir, asıl önemli olan ahlakında bir ayetin bulunmasıdır.
İnsanlar bizi sevdikleri zaman, davetimizi de severler. Eğer biz kötü örnekler olursak, başkaları niçin kendi hallerini bırakıp bize benzemeye çalışsın ki?
Muhtaç olana yardım et, az da olsa. Aç birinin karnını doyur, bir somun ekmek bile yetebilir. Bir kişinin acısını hafiflet, küçük bir ilaç bedeliyle bile olsa. Bir anlaşmazlığı, yalnızca güzel bir sözle bile olsa düzeltmeye çalış.
Sıradan insanlara, muhtaçlara ve ezilmişlere yönelmek davetten alıkoymaz; bilakis o da bir davettir. Kalpleri kazanmadan bedenleri nasıl kazanabiliriz?
Kendimizi aşmadıkça kemale erişemeyiz. Önemli olan hakkın ortaya çıkmasıdır, başkasının eliyle de olsa. Bizim elimizle gerçekleşmese de önemli olan adaletin gerçekleşmesidir.
Kendi payını düşünüp kaygılanma!
Bizim dinimiz “iyiye vesile olan yapan gibidir.” diyen bir dindir.