Hırsınızın, görüş alanınızı bulandırdığı anlarda cebinizdeki haritadan yardım alabilirsiniz. Orada, papatyaları ezmeden sizi güllere götürecek yeni yollar bulabilirsiniz. Güllere giden bütün yolların papatyalardan geçmediğini görebilirsiniz. Ve gülleri koklarken de huzurunuz, onların kokusunu içinize çekmenize izin verir. Kim bilir belki o zaman, papatyaların da güzel çiçekler olduğunu fark edersiniz.
Her geçen günün akşamında, geçmişe bir gün daha teslim
ettiğini düşünürken, o günü onunla paylaşan müşterilerine,
doğaya ve dünyaya teşekkür ederdi. Yürüyüşü sırasında yine
aynı şeyi yaptığını fark etti. Güzel bir günü daha geçmiş zamanın sınırları içine bırakıyordu. Geçmiş ve geleceği birbirinden ayıran tek çizgi, içinde bulunduğumuz andı ve biz, çizginin kendisinden çok, onun birbirinden ayırdıklarıyla ilgileniyorduk. Belki de hep o çizginin üzerinde durduğumuz için, o bizden bir parça gibi oluyordu. Oysa geçmiş, uğurladığımız bir misafir, gelecek ise henüz tanımadığımız bir yabancıya benziyordu. İkisi de bizden değildi. Bizden olmayanlar ise bizim dikkatimizi her zaman daha fazla çekmişlerdi.
Ben on beş yaşındayım. Aslında on dört yaşımı yeni bitirdim, ama ben artık on beş diyorum. Çünkü kendimi yeterince büyümüş hissediyorum. Okulu pek sevmiyorum. Okulda öğretilenlerin bana bir yararı olmadığını düşünüyorum. Önce ezberlenen, sonra da unutulan şeylerle zaman kaybediyoruz. İşte bu yüzden ben, ders çalışmakla zaman kaybetmek yerine başka şeyler yapmayı tercih ediyorum. Örneğin müzik dinliyorum, kendi kendime gitar çalmayı öğrendim ve resim yapıyorum. Bunlar benim yaratıcılığımı geliştiriyor. Bugüne kadar dört beş tane parça besteledim ve birkaç tane de resim yaptım. Arkadaşlarım, genellikle yaptığım şeyleri beğeniyorlar. Ama yine de onların beni tam olarak anlayamadıklarını düşünüyorum. Etrafımda benim gibi yetenekli bir insan olsaydı, ben ona hayranlık duyar ve ondan bir şeyler öğrenmek için çevresinde dolanırdım. Herkese ondan söz ederdim. Yeteneklerini başkalarının da fark etmesini sağlardım. Oysa ne ailem, ne de arkadaşlarım benim değerimi anlayabilmiş değiller. Onun için de ünlü bir insan olmak ve hayatım boyunca da öyle kalmak istiyorum. Eğer genç yaşta şöhret olursam, herkes ister istemez bana hak ettiğim değeri verecektir. Yeteneklerimi takdir edip bana saygı duyarlar. O zaman ben de yaptıklarımın boşa gitmeyeceğinden emin olurum ve daha çok çalışıp yaratıcılığımı ortaya koyarım. Yoksa boşu boşuna uğraşıp zaman kaybetmek istemiyorum. Umarım bu anlattıklarımı tuhaf karşılamamışsınızdır.