Şimdi bütün bu dört günün teması diyebileceğimiz şey bu sözcük olacak: şuna ihtiyacım vardı... İnsanları temeldeki duygularına vardırmaya çalışıyoruz. Temeldeki acı verici duyguya... Orneğin çok yalnız hissettim; ama bir şeyi hak etme hissi, bir ihtiyacı hak etme hissinin temel bir değişim bileşeni de olduğunu göreceğiz aynı zamanda. İnsanlara faydalı olan şey, ihtiyaçlarına varmak ve buradan doğru yeniden örgütlenmek. Geçen sefer de bunu söyledim. İhtiyaçtan önce örneğin "Çok yalnızdım.", "Hep tek başıma idim." Söylüyor; ama "ihtiyacım vardı"
Yolda giderken Katolik bir rahiple ile muhabbet etmiş; ben tanrı, papaz, şu bu inanmıyorum, demiş bizim akademisyen. Rahip niye inanmıyorsunuz, deyince de demiş ki "Bizim mahallede bir çocuk vardı, mutlu bir ailedeki tek çocuk, öyle bir hastalık geldi ki çocuğa, tüm aile perişan oldu.
Çocuk öldü, ben böyle bir Tanrıyı kabul etmiyorum." diyor.
Rahip; "Siz Tanrıya inanmıyor değilsiniz, siz tanrı ile kavgalısınız" diyor. "Çünkü Tanrıya inanmasanız o hastalığı tanrıya atfetmezdiniz." diyor.