Sanırım ne tek başına iyilik, ne de tek başına kötülük diye bir şey vardır. Bunlar birbirlerinin gölgesi olduğundan, biri olmadan diğeri var olamazdı: İyilik ve kötülük birbirlerinin ayrılmaz parçasıdır.
Fakat fiziksel gerçeklerin pek bir anlamı yok. Bunların, anlamsızlığın mutlak yokluğuna abartılı bir şekilde yaklaştıklarını söyleyebilirim. Onları anlamlı kılan, bizim algılarımızdır: Aslında hayat anlamsızdır; hayatı yaşarken hissettiklerimiz anlamlı kılar.
Ancak topallamama kim sebep olursa olsun, sonrasında yerimden kalkmamayı tercih etmek tamamen benim hatamdı. Düzgün yürümeyi öğrenebilirdim ama ben bunu yapmaktan kaçındım. Her konuda yükümlülük almaktan kaçındım.