Radaĥ

Radaĥ
@Gazelli_kent
Yolculuğun nasıl gidiyor? [Beşûş]
icinerğÖ
(DEÜ) İlim, İrfan, Hikmet ve Marifet.
886 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
10/10
·224 syf.·
2024 4. kitabı
Ebû Zeyd Veliyyüddîn Abdurrahmân b. Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Hasen el-Hadramî el-Mağribî et-Tûnisî (ö. 808/1406) "Meşhur tarihçi, sosyolog, filozof, siyaset ve devlet adamı İbn Haldun (1332 – 1406), asıl olarak, İslâm ve hatta dünya düşünce tarihinin en özgün eserlerinden biri olan Mukaddime’deki kendisine has fikir ve metotlarıyla sonraki nesiller üzerinde derin etkiler bırakan bir âlimdir." İbn Haldun Mukaddime'si ile bilinir ama tasavvufa dair yazdığı "Şifau's-sail" de çok mühim bir eseridir. Tasavvufun mahiyeti alanında okuduğum en orijinal kitaplardan biridir hatta Temel İslam Bilimlerinde özgün eserlerden biridir desem abartmış olmam. Özgünlüğünü en fazla sistemli oluşuna ve eleştirel düşünme biçiminde yazılmış olmasına borçludur. Kitap giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte çevirmenin kitabı anlaşılır hale getirmek için yaptığı açıklamalar var. Birinci bölümde ise kitabın esasını teşkil eden kısım bulunmaktadır. İkinci bölüm ise Mukaddimede ibni Haldun'un tasavvufa dair görüşleri tercüme edilmiş bulunmaktadır. Kitabın esasını birinci bölüm oluşturmaktadır. "XIV. yüzyılın ikinci yarısında, bir şeyhe bağlanmadan kitaplarla yetinerek tasavvuf hayatı yaşamanın mümkün olup olmadığı konusunda Endülüs âlimleri arasında bir tartışma çıkmış (Şifâʾü’s-sâʾil, s. 3-5), bunun üzerine İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî, Mağrib’in tanınmış âlimlerine birer mektup göndererek bu konudaki düşüncelerini sormuştu. Söz konusu mesele kendisine sorulmadığı halde İbn Haldûn, 1372-1374 yıllarında konuyla ilgili olarak tam adı Şifâʾü’s-sâʾil li-tehẕîbi’l-mesâʾil olan bu eserini kaleme almıştır." "Müellif, tasavvufun temelini teşkil eden kalple ilgili fiillerin bedenle ilgili fiillere nisbetle önemini vurguladıktan sonra tasavvufun ortaya çıkışı ve gelişimi hakkında kısa
Din
Tasavvufun Mahiyeti Şifau's-Sailİbn-i Haldun · Dergah Yayınları · 202067 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Buhârî ve Sahih'i
9/10
·400 syf.·
2023 11. kitabı
Buhari'nin kaynakları demek, Buhari eserini meydana getirirken kendisinden evvel mevcut yazılı edebiyat demektir. Oryantalistlerin (bilhassa Goldziher), hadislerin yazıya geçirilmesini Buhari ile başlatmaları iddiası bu çalışmanın meydana getirilmesinde esas amildir. Bilimsel bir şekilde bu iddiaların çürütülmesi ise bu kitabın nasibine düşmüştür. Aslında Buhari'yi anlamak açısından buraya birkaç şey yazmak istedim. Sahih okunurken kuru faydasız bir okuma olmasını istemeyen, başta bu eser olmak üzere tanıtıcı ve doyurucu bilgiler içeren kitapların okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü bir eserin ne olduğunu bilmeden okumak çok da faydalı olmasa gerektir. Mevzu bahis ilmi eserler olunca bu daha da bir önemi haiz oluyor. Bu değerli çalışmayı bize kazandıran hocamıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bu vesileyle anmış olalım. Buhârî ve Sahih'i hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler için de DİA maddelerinin linkini bırakacağım. islamansiklopedisi.org.tr/buhari-muhammed... islamansiklopedisi.org.tr/el-camius-sahih... İmam Buhari Sahih-i Buhari
1000Kitap
Buhari'nin KaynaklarıFuat Sezgin · Otto Yayınevi · 201278 okunma
8/10
·136 syf.·
2023 6. kitabı
Musa Carullah Bigiyef, XX. asrın başı Rusya Müslümanları arasındaki yenilikçi hareketin önderlerinden biri olan ve ileri gelen Tatar filozofu ve ilahiyat alimi, gazeteci." (Wikipedia) Tecdid hareketine katılan âlimlerden biridir. Bu alanda da farklı ve güzel bakış açılarıyla yazmış olduğu eserleri bulunmaktadır. Öncelikli ilmî bir eser olmasına rağmen çok hoş bir dille yazılmış olduğunu belirtmeliyim. Dili gayet başarılı, aynı şekilde tercümesi de başarılı olmuş. Yazar tecdid fikrini bu kitapta da savumaya devam etmiş ve bu konuda da bazı tespit, tavsiye ve öğütlerde bulunmaktadır. Taklitten kurtulmanın gerekliliğini ısrarla vurgulayıp, hiçbir millete(ümmete) nasip olmayan bu büyük kadim mirasımızı yeniden ele almayı her müslümanın görevi addediyor. Bu miras yeniden ele alınmalı, kör taklit acilen bırakılmalı ve Kur'an ve Nebevi sünnet'e uygun yeni içtihatlar üretmek gerektiğinin üzerinde duruyor. Kendisinin bu konuda bazı eserleri yazmadan önce böyle kaynak/temel niteliğinde bir eser yazması gerektiğini düşünüp yazması gayet güzel bir yönelim olmuştur. Çok uzatmaya da gerek yok aslında, çünkü İslam'ın değişmez esasları olmakla birlikte zamanın değişmesiyle değişen, değişmesi gereken uygulama ve kuralları kabul etmek gerektiğini açıkça ifade ediyor. Kuran'dan çıkarmış olduğu esaslar Tevhid, Adalet ve Ahirettir. Bunlar asıldır ve geride kalanlar fürûdur. Yani siyasi, içtimai, ahlaki ortaya konan her iş veya uygulama bu ilkelere aykırı olmadığı sürece meşrudur. Kısacası, kapatılan içtihad kapısının acilen açılıp, bir komisyon (çünkü yazara göre ferdi birinin görüşü kanun olamaz bundan dolayı da kanunlaştırılan mezhepleri eleştirir ve ferdi görüş sadece bir içtihat olarak kabul edilmeli ve kanun olabilmesi için komisyon/icma oluşturmak gerekir ) biçiminde şekillendirerek
Din
İslam Şeriatının EsaslarıMusa Carullah · Otto · 201725 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2023 4. kitabı
Mutezile ile Hadis'in ilişkisi irdelenen eser, bu alanda rastladığım en güzel eserlerden biridir. Aslında Ehli Hadis ile Mutezile'nin hadis'e bakışları, ele akışları ve değerlendirme metot ve anlayışları ele alınmıştır. Son dönemlerde neşredilen Muzetezili eserlerin verdiği imkanla yazar, Muzetezileyi kendi eserlerinden anlatmaya gayret etmiş, çünkü yıllardır hep onlara karşı olanların eserlerinden onları okuduk, onların eserlerinde kendilerini nasıl tanıtmaktadırlar bu anlamak için böyle bir yönteme başvurmuş ve faydalı da olmuş. Her mezhebin olduğu Muzetezilenin de aşırılıkları var elbet, lakin haksız ithamları da görmezden gelmemek gerekir. Hepsinin Sahabe düşmanı veya hadislerin toptan inkar edip reddettikleri en başat ithamlardandır. Buna katılmak zor gerçekten ve bunu günümüze ulaşan eserlerinde de göremiyoruz. Eleştirdikleri hadis örneklerine baktığımızda genelde onların eleştirisi hadise değil, niteliksiz, zayıfı sahihten ayıramayan muhaddisleredir. Tabi ki de kendileri de bazı tutarsızlıklara düşmüşlerdir; haberi vahidi kabul etmediklerini söyleyip, kendi işlerine yarayan haberi vahidleri kullanmaları gibi. Gerçi bu taraftan Rey Ehline genel anlamda uyuşmatadırlar zaten Muzetezili âlimler amelde Hanefidir çoğunlukla. Bu görüş farklılıklarının da itikat sahasında olduğunu belirtmekte fayda var. Amel, ahlak gibi konularda Ehli Sünnet mezhepleri ile aynı çizgide yer almaktadır. İtikat alanında ise takip ettiği yöntem farklılığı nedeniyle ihtilaflar çıkmıştır. Dediğim gibi her mezhebin olduğu bunların da aşırılıkları ve yanlışları elbette olmuştur. Kaldı ki kendi içlerinde bile çok fazla ihtilaf edin birbirlerini eleştirmişlerdir çünkü onlara göre taklid caiz değildir. Mezhep içinde en sert eleştiriler yapan ve aşırılık gösteren Nazzam'dır. Genelde Nazzam
Din
Mutezile ve HadisHüseyin Hansu · Otto Yayınları · 201814 okunma
Ebu Hanife
8/10
·144 syf.·
2022 45. kitabı
Âlim, imam, hafız, müctehid, fakih, zahid Ebu Hanife Numan b. Sabit b. Numan b. Zuta Kuselma Et-teymî el-kûfî. Genel kabul gören yaşadığı zaman ise h. 80 / h. 150 yılları arasıdır. Söylemek istediklerim Ebu Hanife ile ilgili değil, kitap ve kitabın yazarı ile ilgilidir. Kitabın çoğunluğu alıntılardan oluşmuştakdır. Yazarın önemli bir değerlendirmesini göremedim ama İslam alimlerinin Ebu Hanife hakkındaki görüşlerinin çoğunu veya kısmını böyle muhtasar bir çalışmada toplamış olmasından dolayı takdir etmek gerekir. Bazı rivayetler çok fazla tekrar etmiş olmasına rağmen yazar müdahale etmemiş ve bu da gereğinden fazla tekrara mahal vermiştir. Bir diğer husus da Ebu Hanife hakkında olumsuz görüş belirtenleri eleştirirken yazarın takındığı tavırdır. Üstat Elbani'nin iki tane olumsuz değerlendirmesini vermektedir: 1- Ebu Hanifenin zayıf bir hadisin senedi içinde olması, 2- İbn Hacer'in Ebu Hanife için bir kitabında sadece ( bir kitabında diyorum çünkü diğer kitaplarında olumlu anlamda daha açık ifadeler vardır) " meşhur imam" demesidir. Yazarın değerlendirmeye akması gereken birincisiyken, beş altı sayfa ikincisi ile uğraşıp durmuş yeni bir yorum getirmeden. Doğrusu delili ile birlikte öne sürülen birinci durumu ele almasını isterdim ama hocamız ya cevap yazmayı unutmuş ya görmezlikten gelmiş ya da kasıtlı olarak susmayı tercih etmiştir. Allahu a'lem. Ebu Hanife hakkında serdedilen olumsuz görüşlerin mezhep taassubu yüzünden olduğunu ifade etmesi de manidardır. Her asırda muzdarip olduğumuz temel meselelerden biridir mezhep taassubu, umarım birgün kardeş olduğumuzu hatırlayıp bu cahilliği bırakırız. Hocamızdan Allah razı olsun, Ebu Hanife hakkındaki bu kadar rivayeti küçücük kitaba sığdırmış. Kitapta emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Merak edenlere de hararetle
Din
İmam-ı A'zam Ebu Hanife'nin Hadis İlmindeki YeriMuhammed Abdürreşîd En-Numani · Otto Yayınları · 201516 okunma