Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş.
Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
-Doğrular ve yanlışlar adında bir kitap okuyan insanın, kendi yaptığı hareketin doğruluğunu ve yanlışlığına ayırt edememesi çok gülünç.
- Kişinin kendisine objektif bir yaklaşım sergilemesi zordur, kitap okusa bile.
Daha önce, bir amaç gütmeksizin belirli bir şeye bu kadar fazla zaman ayırmadığını düşündü ve büyük bir lükse sahip olduğunu hissetti: Vaktini istediği gibi kullanabilme lüksü.
Bir keresinde çaba sarf etmenin yeterli olmadığını, asıl mühim olanın düzgün bir iş çıkarabilmek olduğunu duymuştu. İyi de, kimin standardına göre düzgün?