Söylemenin yazmak kadar şiirsel, etkili ve kalıcı olamayacağını anlıyordum. Söylemek inkar edilebilir, yanlış anlaşılabilir ve hiçbir zaman tam olarak gerçeği yansıtmayabilirdi. Söylenenler unutulabilir ya da önemsenmeyebilirdi. Bazen katı ve incitici de olabilirdi. Ama yazmak? Yazmakta yürek çelen bir incelik, sınırsız bir içtenlik ve büyük bir güç vardı. Söyleyebilmenin asıl yolu yordamı yazmaktan geçiyordu.
Sayfa 18 - Söylemek ve yazmak üzerine·Kitabı okudu
Küçük evinin geçit gibi olan balkonunda öylece oturdu. Günün ağrıdığı an kahvesine yorgunluk çökmüştü. İçtikçe bedenine yorgunluk demleniyor, ruhuna dumanlı duvarlar örülüyordu. Sokak hiçlik içinde. Onun olmasını hiç istemediği, aidiyet içinde olduğu sokak.