"Kızınızı korumayın, oğlunuzu eğitin" sözü aslında toplumdaki çok köklü bir gerçeğe dokunuyor. Yıllarca kız çocukları ‘korunması gereken’, ‘dikkat edilmesi gereken’ taraf olarak görüldü; erkekler ise çoğu zaman sorgulanmadan büyüdü. Bu da davranışların, sorumlulukların ve sınırların ağırlıklı olarak kızların üzerine yıkıldığı bir düzen yarattı.Oysa mesele kızları daha fazla saklamak, eve kapatmak, uyarılarla büyütmek değil; erkeklere de aynı derecede sınır öğretmek, empati kazandırmak, saygının temel olduğunu anlatmak. Kız çocuklarını korumaya çalışırken onları aslında kısıtladığınızı, özgüvenlerini törpülediğinizi fark etmiyorsunuz. Öte yandan erkek çocuklar, duygu yönetimi, iletişim, saygı, rıza gibi konularda yeterince desteklenmediğinde yarın sadece kendilerine değil, çevrelerindeki kadınlara da zarar veriyor. Bu söz, işte tam da bu yüzden önemli. Çünkü değişim kızları daha görünmez yapmakla değil, erkekleri daha bilinçli, saygılı, sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmekle geliyor. Kız çocuklarına dünyayı daraltmak yerine onların özgürce var olabildiği, erkek çocuklarının da insan olmayı öğrendiği bir denge kurmak gerekiyor.Sonuçta amaç kızları tehlikeden saklamak yerine tehlikeyi oluşturan davranışları ortadan kaldırmak. Toplum gerçekten değişecekse, bu hem kızları güçlendirerek hem de erkekleri eğiterek olur. “Kızınızı korumayın, oğlunuzu eğitin” sözünün özeti de tam budur.Kökü kadınlarda değil, yetiştiriliş tarzında olan bir sorunu, yine doğru yetiştirerek çözmek.