- Sen artık öldün oğlum,dedim, onun gözlerinde büsbütün başka bir dünyaya baktım...Artık yaşayamazsın...
Dünyanın manzaralarını sadece başkasından işitmekle öğrenmiş anadan doğma kör tasavvur et Necdet...Bu biçarenin gözlerini en güzel bir yaz günü manzarasına karşı dünyaya aç ve üç beş saniye sonra kapa...
Başının içinde bu hayal ile yaşayabilmesini nasıl ümit edersin?
Böylece Sâra'nın gözlerine baktıktan sonra döndüm.
Zaten artık ne isteyebilirdim?
Dünyanın bütün tasavvur edilebilecek felâketlerini gözümün önünden geçirdim: Hepsi için bir ilaç, bir çare ümit edilebilir. Fakat ya bu çirkin çehre ile seversem halim ne olurdu?
Sana himaye vâdettiğim bu dakika hayatımın en mühim bir dönüm noktasıydı. Dünyada ilk defa benim de bir sevdiğim insan oluyordu. Merhamet, muhabbet; arkadaşlık denen güzel şeylerin zevkini ilk defa duyuyordum. Ruh yalnızlığı denilen korkunç hastalıktan sen beni kurtarıyordun.