📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Kitap okumayı sever misin?”
“Severim ama çok okuyan biri değilim,” dedim.
“Zaman bulamamak bana hep bahane gibi gelmiştir.”
“Bir bakıma haklısın ama insanlar, bu kalıbı kestirme olduğu için seçiyor bence. Asıl şey onu yapacak ruh haline zaman bulamamak.”
“Sen kırık cam teorisinin duygular üzerindeki eğilimisin,” dedi.
“Bunun ne olduğunu bilmem mi gerekiyor?”
“Bir deney,” diye açıklamaya koyuldu. İçimden bir ses sormasam da anlatacağını söylüyordu. “Biri zengin, biri fakir iki mahalleye birer tane araba bırakılıyor. Fakir olan mahalleye bırakılan araba birkaç saat içinde saldırıya uğruyor ve hurda haline geliyor. Zengin mahalledeki ise bırakıldığı gibi kalıyor. Deney için bununla yetinmeyen araştırmacılar zengin mahalleye bırakılan aracın camını kırıyorlar ve sonuç diğer mahalledeki gibi oluyor, araba saldırıya uğruyor. Araştırmacılar, sorunun yoksulluk ya da yetiştirilme ve eğitim tarzı gibi şeyler olmadığı kanısına varıyorlar. Onlara göre insanları şiddete ve saldırıya iten şey, araçların zaten hasarlı olması. Arabanın camının kırık olduğunu görünce daha çok zarar vermekte bir sakınca görmüyor kimse.”
“Yani?” diye sorguladım.
“Yani, kendi kırıklığını gördüğün için daha fazla kırmakta veya kırılmakta bir sakınca görmüyorsun. Kendine camları kırık bir araba gibi davranıyorsun, doğru olan daha fazla zarar verilmesiymiş gibi.”
Süper kahramanlar filmlerde hep çok güçlü gösterilir çünkü insanlığı kurtarmak için çok güçlü olunması gerekir ama bu nasıl büyük bir yanılgı... İnsanlığı kurtarmak için insan olunması gerekir sadece.