Evladım! Yaptığın iyilik veya kötülük bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu senin karşına getirir...
"Geçmişe, bugüne ve geleceğe ufuk çizen bir usta Sultan Abdülhamid. Onu tarif etmek için kelimelerle boğuşmak yersiz. Zamanının çok ötesinde, alışılmış kalıpların çok uzağında. Kendini adeta zamanın tanıklığına emanet etmiş büyük bir oyun kurucusu."
Bildiğimiz, tanıdığımız, insana özgü ne varsa anlamını yitiriyor ve güven duygusu her geçen gün daha da sarsılıyordu. Öyle bir dönemdi ki babayla evlat, gençle yaşlı, devletle insan, insanla Allah arasında var olan bütün bağlar ve anlamlar kaybettirilmeye çalışıyordu.
Ne diyor efendimiz:
'Birimiz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken düğüm attığı yere eliyle vurarak, üzerine uzun bir gece olsun, yat, dileğinde bulunur. İnsan uyanır da Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa ikinci düğüm çözülür. Bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur. Böylece kul canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde, habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir vaziyette sabaha erer.'